24 05 2011

Bir İncir Ağacı Hikayesi..

"İnciri yatak odası olarak kullanır; erkek incir arısıyla dişi incir arısı. Doğanın mucizesidir.. Hem birbirlerini dölleyerek kendi nesillerini devam ettirirler; hem de tozlarına bulandıkları erkek incirden dişi incire uçarak incir neslini..
Hava bozar bazen.. Kuytudan kuytuya göç ederken denk gelirler. İçinde yaşam barındırmayanan, terk edilmiş, metruk evleirn bacasına sığınırlar. En kuytu yerdir bacaların dibindeki ocak.. Ve rüzgar, toprağı savurup biriktirmiştir o ocağın dibinde.. Arının narin kanatlarında taşıdığı incir tozu, buluşur o toprakla.. Boy verir..

Hani derler ya..
Ocağıma incir ağacı dikildi..

Öyküsüdür.." *


Sabah sabah elimi yıkarken çıkarıp çamaşır makinesinin üzerine koyduğum yegane tek ziynetim olan alyansımı alıp, saniyeler içinde kapalı klozet kapağının arasından tuvalete atan sevgili oğlumun bende uyandırdığı his..
Ocağıma incir ağacı dikecek bu evlat benim..


Yüzüğü ne mi yaptım? Tabiki de parmağımda şu anda. Orada bırakacak değildim ya :)



* Yılmaz Özdil'in İsim-Şehir-Hayvan kitabından alıntıdar. 
Kitap bitsin onunla ilgili de yazmalı.

4 yorum:

  1. Yok be a. Şu surata bak. Böyle bir surat kimsenin ocağına incir ağacı dikmez (tabi halk arasındaki yaygın anlamında). Ben pek sevdim kitabı sen?

    YanıtlaSil
  2. Sibel; soktum elimi çıkardım valla. Temizdi tuvalet :)) Bol bol bol yıkadım sonra da:))))

    Umur; ben yeni başladım. Ama zaten Yılmaz Özdil'i hergün okuyorum ve çok seviyorum. Kitabı da mutlaka çok seveceğimdir :)

    YanıtlaSil
  3. hadi yaa :))) ben de olsam çıkarırdım valla :))

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails